Yeni bir yıla yaklaşırken geçmişte kalan bir yılbaşı gecesini hatırlamak hala içimi acıtıyor.
Bir avuç delişmen,çılgın kızın kahkahalarıyla çınlattığı kiminin dansöz gibi zil takıp oynadığı,kiminin üzüntüsünü rakı kadehlerinde boğmaya çalıştığı,kimilerinin konken ve yanık çevirdiği O gece anılarımda hala taptaze.
Cebimizde umutların,gözümüzde pembe gözlüklerin olduğu,rütbe,statü,mevki,makam,etiket,çıkar ilişkisi,dost kazığı, aşk acısı nedir bilmediğimiz o yıllarda herşey ne kadar güzelmiş.
Düşündükçe şaşkınlığım daha da artıyor bizim hiç kavgamız olmamış,hiç küsmemişiz her günü her dakikayı birlikte geçirmiş,sevinçler mutluklar gibi acılarıda üzüntüleri de paylaşmış,bölüşmüşüz.Dün gibi hatırlıyorum Saba'nın ailesi parçalanır,anne ve babası boşanırken bizler o çaresizliği nasılda kenetlenerek yaşamıştık.Dualar etmiştik bir mucize olması için ;Saba ve kardeşinin değil sanki ayrılan bizim anne ve babamızdı.
Neleri paylaşmadıkki birlikte; ilk aşk, ilk heyecan,ilk hayalkırıklığı,ilk gönül yarası ,aile sorunları,kuşak çatışmaları,maddi sorunlar..Birlikte ne çok şey yaşamışız acısıyla tatlısıyla ama birbirimizi hiç kırmamışız ne tuhaf incitmemişiz,örselememişiz.
O gece o beyaz apartmanın teras katında havai fişekler atarken neşeli kahkahalarımız çınlatıyordu yeri göğü.Sabaha karşı kim nereyi bulduysa kıvrılıp uyuduğu ve kızkıza geçirdiğimiz o yılbaşı gecesi hayatımın en güzel yılbaşı gecesiydi.Kısa süre sonra Saba'nın annesi ve babası boşandı ve Saba'lar buradan başka bir şehre taşındı.Zincirden bir halka koptu ve bunu diğer halkalar izledi.Sanki üstümüzden bir kasırga geçti ve hepimizi ayrı yönlere savurdu.
Keşke hep çocuk/ gençkız kalabilseydik.Büyümek acıtıyormuş meğer.Büyürken haksızlıkla,yalanla,hüsranla,çaresizlikle tanıştık,dertlere sorunlara gömüldük ve büyüdükçe gülmeyi,gülümsemeyi unutmuş asık suratlı yetişkinler olduk.Pembe gözlükler taktığımız,cebimizde umutların,yüzümüzde umursuz gülüşlerin olduğu,sokaklarda şarkılar söylediğimiz( hatta Mehmet'e Gülüm Benim'i söylettiğimiz)o yıllarda biz hayatı ti-ye alıyorduk oysa hayat bizi çok kötü(!) ti-ye aldı!Birbirimizin herşeyi olduğumuz,birlikte ağlayıp birlikte güldüğümüz,içten,yalansız,hesapsız o dostları ve o yılları çok özlüyorum.Düşündükçe burnumun direği sızlıyor.Sabahlara dek hayaller kurduğumuz,çocukluğun saflığını ve tılsımını hala taşıdığımız,hayatın torbadaki yüzünü henüz bize göstermediği o günler ne kadar değerliymiş meğer.
O yılbaşı gecesinin resimlerine bakıyorum şimdi.Her bir fotoğraf karesinde pırıl pırıl parlayan kızların yüzünde var olan,hatta sırıtan hayata meydan okuyan o umarsız gülüşler içimi acıtıyor.Bu gülüşleri kimler çaldı?Nerede yitirdik?
Bir avuç mutlu ve umutlu gençkızken mutsuz ve umutsuz,farketmez sözcüğünü ezberlemiş,kendi hapishanelerinin duvarlarını kendi elleriyle örmüş ve kendini oraya kapatmış,hayata havlu atmış kadınlara dönüşmemiz ne acı!Artık gökkuşağının altından geçemeyeceğimi biliyorum,hayatın yüzümüzde ve yüreğimizde bıraktığı görünür-görünmez izlerle yaşamasını da öğrendim.
Çok eskiden tanıdığım biri "hep güvendiğin yerde kal" demişti ben O YILBAŞI
GECESİ'nde KALABİLİRMİYİM?
Date: 22 May 2008, Thursday
Comments (2) | Add Comment
Comments (2)
Add a new comment:
Sponsor
My Photos
Popular Articles
Bir taksi şoförünün anısı (yazı çok güzel lütfen okuyun)Su hayattır!
Herkes anne baba olmayı hak etmiyor
Gitme diyemedim
Kimi umurunda
Latest Comments
wind: Hayat bey,nelly ve diğerleri...wind: Döndüm.... ama herkes hala b...
Search

çok saol çok güzel hepsi
(22/05/2008 15:01)
teşekkürler canım:)
(22/05/2008 15:05)